Sakıp Sabancı Müzesi'nde sergilenen Abidin Dino seramiklerinin hikayesine İsveç'te yaşasaydım, 'oldukça ilginç' diyebilirdim, ama burası için gayet olağan hikayenin bir bölümü şöyle;
(tahmin edilebileceği gibi seramiklerin üzerindeki desenlerden(zararlı işaretler) dolayı Dino'ya bir mahkeme daha açılır ve üzerlerinde "orak-çekiç resimleri var" diye delil olarak bilirkişi raporuna istinaden el koyulur)
"İş uzar, durum baba dostu Adliye Bakanı'na intikal eder. Bakan, "anlamsız çizgilerin" anlamını sorar, Güzin Dino bunların soyut çizgiler olduğunu anlatmaya çalışır. Boş vakitlerinde Fenerbahçe'deki köşkünde suluboya manzara, çiçek ve kuş resimleri yapan bakan; "A kızım, senin kocan da gül, bülbül resimleri dururken, ne diye köşeli yada kıvrımlı anlaşılmaz çizgiler çiziyor" diye yakınır. Baba hatırı için Dino'yu cumhuriyet başsavcısına gönderir. Başsavcı, elindeki çaydanlığın altındaki "Abidin" imzasında, orak-çekiç işaretlerini deşifre etmekte ısrarlıdır. En sonunda Güzel Sanatlar Akademisi üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinin, seramiklerde suç unsuru olmadığına dair raporuyla bu parodiye son verilir! Fakat perde kapanmaz."(Cumhuriyet Gzt.)
Gerçekten kapanmaz..
Son yorumlar
5 gün 7 saat önce
1 hafta 2 gün önce
4 hafta 5 gün önce
4 hafta 5 gün önce
5 hafta 2 gün önce
5 hafta 2 gün önce
5 hafta 2 gün önce
6 hafta 7 dakika önce
9 hafta 2 gün önce
11 hafta 5 gün önce