Kısa Kısa
sergi
Bir dahi var bizde bizden içerü
El Cezeri ile ilgili belgesel hazırlama fikri nasıl doğdu?
İlk okuduğumda çalışmalarının mühendislik başarısından ziyade, hayal gücü ve yaratıcılığı çok daha ilginç gelmişti. Tasarladığı makineler tümüyle fantastik görünümdeydi ama hepsi üretilebilecek, çalıştırılabilecek özellikteydi. Yaşam öyküsünün uzun metraj bir filme konu olabileceğini düşünmüştüm. 90'ların başlarında açılan 'Da Vinci'nin Makineleri' sergisini Roma'da izlerken gözümün önünde El-Cezeri'nin makineleri canlanmıştı. Hiç olmazsa bir belgesel yapmaya karar verdiren olay Leman Dinçtürk'ün 2000'de İzmir'de açtığı sergi oldu. Bu sergide ona verdiğim sözü bu yıl tutabildim. Proje, Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü'nün belgesel filmlere sağladığı maddi olanakla ve önceki bazı projelerde bana yardımcı olan yükseklisans öğrencim Duygu Yılmaz'ın katkısıyla nihayet tamamlandı.
Devamı burada : İlk yerli robot üstadının elinden...
Sakız heykeller ve balon ifadeler
İtalyan sanatçı Maurizio Savini, sakızdan heykeller hazırlamış. Gerçi Gazeteport, bu ilginç içerikli haberi, bir sanat haberinden çok, magazinsel edayla sunmuş.
Haberde yer alan bilgilerin doğruluğunu teyit etmek için, sanatçı ile ilgili olabilecek birkaç siteyi inceledim. Ancak haberde bahsi geçen ifadelere rastlayamadım. Ama onun yerine, haberin sonunda yer alan, sözümona, sanatçının ağzından yazmış oldukları kısa demecin, aslında şu blogun sahibine ait olduğunu görünce, birkez daha “üretken ve araştırmacı” medya mensuplarının performanslarını şaşkınlıkla karşıladım. Tabii haberi kaleme alanın, heykellere bakıp, o cümleleri uydurmuş olması da ayrı bir ihtimal. Her halükarda, şunu söylemek mümkün; boşlukları, kafalarına göre doldurmak konusunda üstlerine yok.
Sakızdan heykeller hakkında daha resmi ağızdan bilgilere ise bu adresten ulaşılabilir.
Fotoğraflarla Tüketim İstatistikleri
Fotoğraf sanatçısı Chris Jordan, Amerika’daki tüketim çılgınlığına işaret etmek ve bu konudaki bilinci yükseltmek için, istatistikleri farklı bir yöntemle sunmuş.
Sanatçı bir ropörtajında, bilimsel raporları içeren istatistiklerin, bireylerin davranışlarına etki edebilecek motivasyonu veremediklerini; insanları etkileyebilmek için, kendileriyle bağlantı kurabilecekleri, daha vurucu çalışmalar yapılması gerektiğini ifade ediyor. Jordan, websitesinde, bu çalışma ile vurgulanmak istenenin, "bireyin toplumda yükselmekte olan, karşı konulmaz, akıl ermez ve muazzam rolü" olduğunu belirtiyor.
Seride her imaj ABD'ye ait ayrı bir istatistiği veriyor; 5 dakikada tüketilen 15 milyon kağıt, 30 saniyede tüketilen 106.000 aluminyum kutu, her 15 dakikada bir kullanılan 410.000 kağıt bardak gibi. İmajlar, sanatçının, istatistiğini sunduğu objelerden oluşuyor. Bu ilginç seriye ait imajların uzaktan ve yakından görünümleri ile sanatçının diğer çalışmaları şuradan incelenebilir.
Bizde ağır olur!
5. Filmmor Uluslararası Gezici Kadın Filmleri Festivali'nde bu yıl “namus” teması işlenmiş. Haberde film ve fotoğraflardan oluşan serginin, İstanbul’dan başlamak üzere, Van ve Diyarbakır’da da sergileneceği belirtiliyor.
Filmmor festivalle ilgili olarak, “Namusa dışarıdan, feminist açıdan bakmayı denedik. Zaten namusa içeriden bakmanın gerçek dışılığı ortadaydı. Zira namus her yerdeydi, dolayısıyla hiçbir yerdeydi. Her şeydi. Dolayısıyla hiçbirşeydi. Çok çektiğimiz ve hala çekmekte olduğumuz namus heyulasını daha iyi anlamak için mikrofonu çektiren erkeklere de çeken kadınlara da uzattık” açıklamasını yapıyor. Festival ve Filmmor hakkında daha detaylı bilgiye şuradan ulaşılabilir.
Artvin, Diyarbakır, İstanbul ve Van’da, “namus nedir?” sorusuna aldıkları cevaplardan oluşan film de burada. "Namus uğruna" ülkemizde yaşananları ve gazetelerin üçüncü sayfalarına taşınan korkunç haberleri düşününce.. Filmde vatandaşın da dediği gibi, “Namus kavramı bizde ağır olur!".
Einstein'ın rica mektubu OtoMotion'da
Sabah gazetesinin internet sayfasında yer alan habere göre: "Albert Einstein'ın 1933 yılında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı'na hitaben İsmet İnönü'ye yazdığı mektup, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi'nin katkılarıyla, Einstein Sergisi kapsamında Doğuş OtoMotion İstanbul'da sergileniyor. Başbakanlığa bağlı olan Cumhuriyet Arşivi'nde muhafaza edilen mektup, Prof. Albert Einstein'ın şu ricasını içeriyor: "Nazi tehdidi altındaki 40 bilim adamının karşılıksız olarak Türkiye'ye kabulünü...". Maslak Powercenter'da yer alan Doğuş OtoMotion'ın İstanbul'da devam eden Einstein Sergisi kapsamında yer verilen bu özel mektupla birlikte 40 bilim adamının listesi, Başbakanlık tarafından Einstein'a gönderilen Fransızca mektup ve orijinal çevirisi de sergileniyor."
