derya ağ günlüğü

havagazı alırsınız

Mayıs ayında Türkmenistan, Kazakistan ve Rusya arasında varılan yeni doğalgaz boru hattı anlaşması teyit edildi. Rusya'nın başkenti Moskova'da bir araya gelen üç ülke lideri, Türkmen gazını Hazar Denizi'nin kuzeyinden Rusya'ya taşıyacak hattın inşası için anlaşma imzaladı.

Hazar'ın kuzeyinden geçen ve Türkmen gazını Kazakistan üzerinden Rusya'ya taşıyacak boru hattı projesi mayıs ayından bu yana gündemdeydi.

Rusya, Kazakistan ve Türkmenistan liderleri o tarihte bu konuda bir ön anlaşma imzalamışlardı.

Ancak, doğalgaz akışını Rusya'nın tekeline bırakmak istemeyen Batılı güçler, Türkmenlerin aklını çelmek için epey çaba harcadı.

Eylül ayında ABD New York'taki Birleşmiş Milletler zirvesine katılan Türkmen lider Berdimuhamedov, alternatif projeleri destekler göründü.

En önemli alternatif ise Hazar Denizi'nden geçerek Türkiye üzerinden Avrupa'ya giden Nabucco projesi.

Türkmenistan yılda ürettiği 60 milyar metreküp doğalgazın 3'te 1'ini Rusya'ya, enerji devi Gazprom'a veriyor.

İmzalanan anlaşma ile Türkmen gazı Hazar kıyılarından dolaşarak Rusya'ya ulaşacak.

Posted in

derya tarafından Cts, 12/22/2007 - 13:16 tarihinde gönderildi.

Gerekirse tren seferlerini kaldıralım

yurdun dört bir tarafında dolaşan ve halkın zevki bediisini temine çalışan bir kaç kadın ve erkekden müteşekkil gruplar halkın ve gençliğin ahlakını bozuyor ve onları zehirliyor. Buna mani olamaz mıyız ?

Vakit vakit bilhassa tren güzergahında bulunan kaza merkezlerine; ne idüğü belirsiz birkaç kadın ve erkekten müteşekkil "güzel tiyatro" "şen topluluk" "Hasan'ın tiyatrosu" ve sair isimlerle tuluat kumpanyaları gelerek tutunabildikleri kadar bazan bir hafta onbeş gün bazan aylarca icrayı sanat eylerler.

Bu kumpanyalar gittikleri yerlerde halkın zevki bediisini tatmin etmek şöyle dursun bilakis gençlerin ahlakını bozmakta ve onları zehirlemektedir. Zira henüz körpedimağlı gençler sahneye çıplak denecek derecede açık saçık çıkan ve kırdıra kırdıra göbek atan bu arada seyircilerine yalancı ve menfaatı şahsiyesini temin maksadıle gülümseyen şıllık ve soytarı kadınların bu hareketlerini ciddi sanarak onlara çay, kahve müşkirat ısmarlamaktan başka günlerce peşine düşmekte ve hatta başka hediyeler armağan ettikleri görülmektedir. Kadınların çıplak halde göbek savurmaları tecrübesiz gençler üzerinde fena tesir bırakmaktadır.

25 Mart 1944 tarihli Verim gazetesi

Posted in

derya tarafından Cum, 12/14/2007 - 15:44 tarihinde gönderildi.

İşçi tipi 50 ev ve bir otel yaptırılıyor

Karabükte demir ve çelik fabrikalarının kurduğu mahallede Yenişehir günden güne güzelleşerek genişlemektedir. Fabrikalar genel müdürlüğü Yenişehirde yeniden 50 ev yaptırmağa başlamıştır. 630 bin liraya ihale edilen bu evler iki odalı, bahçeli, hollü, gardirobu, mutfağı, banyosu, elektriği, suyu, ayak yolu, kömürlüğü içinde, işçi tipi modern binalardır. Bir ev 12600 liraya mal olmaktadır.
Yine demir ve çelik fabrikalarının Yenişehirde 200 bin liraya yaptırmakta olduğu otel de sona ermek üzeredir. Bu bina Türk mimarlığında yepyeni bir uslup, dış ve iç görünüşleriyle de özel bir güzellik taşımaktadır.
İşçi ve memur çocukları için Yenişehir, Yüzevler, Çamlık semtlerinde fabrikaların yaptırdığı çocuk bahçeleri de açılmıştır. Bu bahçelerde çocuklar için bir çok eğlenceler vardır.

23 Ekim 1947 tarihli Tasvir gazetesinden

Posted in

derya tarafından Per, 12/13/2007 - 01:11 tarihinde gönderildi.

modern, moderen, modernleşen,

Cumhuriyetimizin modernleşme projesi, hepimizin bildiği gibi yüzü batıya dönük bir projedir. Bizler bunu uzun yıllar göğsümüzü gere gere 'batılılaşma' diye tarif ettik. Hedefimizi çağdaş ülkelerin medeniyet seviyelerine ulaşmak olarak tespit ettik.
Medeniyetimizin bu seviyede olmadığını kabul ederek, ekonomik olarak, daha da önemlisi sosyal ve kültürel anlamda bu seviyeyi yakalamak için çabaladık. Çağdaş eğitime imkan verecek yenilikleri yaptık, bilimsel düşünmeyi öğretmeye çalıştık. Ressamlarımızı, heykeltraşlarımızı, edebiyatçılarımızı bilim adamlarımızı yetiştirdik.
Bütün bunları yaparken yatırımlarımızın çoğunu merkeze yaptık. 'Merkez'i her alanda cazibe alanı haline getirdik. İhmal ettiğimiz çevrenin gelip merkezin etrafına konuşlanmasına ve hatta kuşatmasına engel olamadık.

Bu noktadan sonra oluşan yeni durumun siyasi sosyal ekonomik politikalarını geliştiremedik. Çatışma kültürünü siyasetin merkezine koyduk ve birçok zaman tıkandık kaldık. Kısacası Batı'yla barışık merkez ve Batı'dan pek de haz etmeyen çevre insanı yarattık.

Posted in

derya tarafından Paz, 12/09/2007 - 11:21 tarihinde gönderildi.

öğrendiğini unutma

Laing, kapitalizmi toplumsal, ekonomik,eğitimsel ve sanatsal baskılar engeliyle bireylerin yaşamını denetleyen, saptıran ve yıkan bir şey olarak alıyor: "Bizler, yetişkinler olarak, çocukluğumuzun çoğunu, hatta onun yalnız içeriğini değil tadını da unutmuşuzdur; dünya adamı olarak bir iç dünyamız olduğunu pek bilmeyiz; düşlerimizi güç anımsarız ve onlara bir anlam veremeyiz; bedenlerimize gelince, devinimlerimizi eşgüdümlemekle ve biyolojik-toplumsal sağlığımız için en az duyularla yetiniriz: yorgunluğu belirtme, beslenme, cinsiyet, dışkı ve uyku bildirimleri, bunun ötesinde çok az ya da hiç...

Düşünme yeteneğimiz, kendi çıkarımız diye tehlikeli bir biçimde kandırıldığımız şeyin ve sağduyuya uymamızın dışında, acınacak kadar sınırlıdır: görme, duyma, dokunma, tat alma, koklama yeteneğimiz bile gizemli perdelerle öylesine örtülmüştür ki; dünyayı taptaze, suçsuzlukla, doğruyla, sevgiyle yaşamaya başlamak için herkese çok büyük bir 'öğrendiğini unutma' çabası gereklidir."

Posted in

derya tarafından Cts, 12/08/2007 - 10:36 tarihinde gönderildi.

Kullanıcı girişi

Son yorumlar

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrimiçi.

İçerik paylaşımı

İçeriği paylaş