serkan_isin ağ günlüğü

Bilim kurgu yazarı Clarke öldü

İngiliz bilim kurgu Yazarı Arthur C. Clarke, 90 yaşında öldü.

Sekreteri Rohan De Silva, daha önce solunum yetmezliği nedeniyle birçok kez hastaneye kaldırılan Clarke'ın bu sabah Sri Lanka'nın başkenti Kolombo'daki Apollo hastanesinde hayatını kaybettiğini söyledi.

Clarke'ın sağlık durumu son haftalarda yeniden kötüleşmiş ve yazar 4 gün önce hastaneye kaldırılmıştı.

Clarke, 90. yaş gününü yaklaşık 50 yıl önce yerleştiği Sri Lanka'da kutlamış ve bu kutlamada Sri Lanka'da barışa ulaşılmasını dilemişti. Sri Lanka'da Clarke'ın adını taşıyan bir akademi bulunuyor.

Bilim kurgu yazarı Clarke, bu kutlamada uzayda başka canlıların varlığının kanıtının elde edilmesini ve havayı daha az kirleten yakıtların kullanılmasını da istediğini söylemişti.

Clarke, çocukluğunda yakalandığı bir hastalık nedeniyle yaklaşık 30 yıldır tekerlekli sandalye kullanıyordu.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Arthur C. Clarke hakkında daha fazla bilgi için

Niyet okuma, cahillik ve gazetecilik birleşince..

Medyatava'da "özel" patlangacı, mahreci vs ile verilen şu haber yer alıyor:

Başbakan Erdoğan'ın medyayla ilgili davalarını takip eden avukatı Fatih Şahin'in imzası görenleri şaşırtıyor. Avukat Şahin'in imzasını görenler ilk bakışta bu imza Arapça mı diye soruyor?

İmzayı yukarıda görüyorsunuz. Bu kadar "özel" bir haberi yaptıkları için Medyatava'ya ve bunun gibi "copy-paste" dışındaki haberlerinde bizi güldüren haber sitelerine reklam verenlere çok teşekkür ediyorum buradan. Eksik olmayınız.

İmza gibi tamamen kişiye özel birşeyi böyle yorumlamak bir yana, hele bir de Arapça geyiğini yazar nasıl sokmuş? Peki ikinci resim nedir güzel kardeşim?

Güzel yazı derslerinden sınıfta kalmış birinin internet-gastecisi olduğu bir memlekette yaşıyoruz, velhasıl. Teşekkürler, Ankara. "Görenler Arapça mı?" diyormuş, vay be! "Zannettiğin herşeyi haber sanma" diye bir kaide filan yok mu?

ben Ian Usher, 44 yaşında, bıkkın

Star'ın haberine göre; "Ian Usher adlı 44 yaşındaki adam, karısından ayrıldıktan sonra yeni bir başlangıç yapmak için hayatını 'paket halinde' satışa çıkardığını söyledi."

Haberin detayı şurada, genel olarak "kafama sıkar giderim?" ile açıklanacak bir durum var. Konu "trajik" değil komik ve patetik.

Demek ki Avustralya'nın da bir küçük Emrah'ı var artık. İkincisi Star ya da bu haberi alıntılayan diğer gazeteler, lütfen olayın tamamını anlatın. Herif, ortayaş bunalımına girmiş işte, zor değil görmek.

1896 billboard

Habere göre: "Başbakanlık Basın Sözcüsü Akif Beki"nin iki kitabının tanıtımı için başta İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana olmak üzere, 19 ilde 1896 billboard kiralandı. Beki"nin 10 bin adet ikinci baskıları yapılan “Kara Liste” ve “İndus Vadisi"nin İncileri” adlı kitaplarının geliri, iki farklı satış fiyatından 45 bin YTL"yi bulurken, sadece İstanbul"da yapılan tanıtım harcaması 10 bin dolara mal oldu."

Yine habere göre, basılan kitapların tamamı satılsa bile ele geçecek para: 45 bin YTL. Bu, herhalde yol, iz bilmemenin sonucu.

Bir kere Akif Beki'nin o kadar fazla reklama yok. Neden, çünkü zaten çok tanınıyor. İkincisi yazdığı kitaplarda Akif Beki'nin suratının billboardlara konması ihtiyaç yok. İnsanlar Kanal7'den kendisini hatırlıyorlar zaten. Muhtemelen "unutuldum" travması yaşıyor.

Bir kitabın billboardlarda tanıtılması acaba okurda ne gibi bir etki yaratıyor, o sanıyorum hiç araştırılmıyor.

Wordpress 3 Gigabayt'a çıkmış

Gerçi ben haberi bildirgec'te gördüm ama haber vermekte fayda var. Kendinize alan adı almak sıkıntısı yaşamadan, düzgün bir blog siteniz olsun istiyorsanız, wordpress.com bu işler için ideal bir başlangıç olabilir. Hem türkçe, hem 3 GB, hem de çok şık..

Muhteşem Kaybedenler Bandosu?

Sivaslılar, şehir takımının ilk yarıyı lider olarak bitirmesine rağmen şampiyonluğu hayal olarak görüyor.

Turkcell Süper Ligi'nin ilk yarısını 37 puanla lider olarak tamamlayan Sivasspor, şehir insanlarını sevindirdi. Ancak vatandaşlar, takımın şampiyon olmasının çok zor olduğunu söylediler. Cihan mikrofonlarına konuşan vatandaşlar, milyon dolarlık takımlar varken Sivas'ın belki UEFA Kupası maçlarına kalabileceğini düşünüyor.

40 yıl önce kurulan Sivasspor'un, liderliği yakalamasının kendilerini mutlu ettiğini belirten halk, takıma destek verilmesi gerektiğini vurguladı. İstanbul'daki Sivaslı zengin işadamlarına seslenen Sivaslılar, "Kulübe sahip çıkılırsa belki UEFA Kupası maçlarına kalabiliriz. Bu şartlarda Sivas'ın şampiyon olması ise çok zor." dediler. (Haber: Zaman)

Kurumlararası modernleşme = bir kutu et

Taha Akyol'u okuyan, seven, bilen vardır. Türkiye Modernleşmesi ile ilgili fikir yürütür, televizyonda programlar yapar. Kıyasıya eleştiriyormuş gibi görünür, Cumhuriyet sonrasını ve uygulamalarını. Gel gör ki, Taha Akyol dün kurban ve modernleşme başlıklı bir yazı yazmış. Yazı, görünüşte eski ile yeni arasındaki olumlu gelişmelere yer veriyor ve kabaca modernleştiğimizi, 'büyü bozumuna' uğradığımızı sölüyor. Buna örnek olarak 'geneksel kurban bayramı' ile şimdilerde olan biten kurban bayramını karşılaştırıyor. Diyor ki: "(...)modernleşme kurumlaşmayı da getiriyor; bu işi kurumlar üstleniyor, temiz ve sağlıklı bir şekilde... Zaten kurumlaşma, çeşitlenme, sivil inisiyatiflerin gelişmesi gibi süreçler..." Modernizmin şekilcilik olduğundan şikayet eder gibi görünen yazar, şekilciliğin daniskası olan 'temiz görünen kurban kesimi' şeysini kurumlar yolu ile modernleşme zannediyor. Yani diyor ki kurbanı öyle evin bahçesinde, sokakta kesmek yerine, kurbanlık hayvanın herhangi bir yerine bile dokunmadan, hiçbir içsel ilişki, sorgulama yapmadan, kurbanı neden neden kestiğini bile düşünmeden bir koli et al, ye! Modern-leş!