Kısa Kısa
telebeing ağ günlüğü
Okuma bayramı hatıraları, anlat anlat bitmez
Sabah'ın haberi, Milli Eğitim'e bağlı küçük baş eğitim kurumlarında minik öğrencilere "okuma bayramı" adı altında bir nevi tatbikat yapıldığını belgeliyor.
Öğrencilere okuma yazma belgelerini veren Kaymakam Tandoğan, "Bu mutluluğu paylaşmak için, güzel programı hazırlayan öğrenci ve öğretmenleri tebrik ediyorum'' dedi.
Bu, herhalde bütün ana-babaların, çocukları için öngördükleri "geleceği" de güvence altına alan muhteşem bir tören olmuştur. Sonra "Ergenekon" filan diye yaygarayı basarsınız. Peh!
İmam nikahı da kıydı mı?
Habere göre "17 yaşındaki gencin, köy imamının yatak odasında çaldığı tavuğa tecavüz ederek öldürdüğü iddia ediliyor." dendi. Daha sonra da "Tavuğa tecavüze 900 YTL" haberi geldi.
900 YTL cezanın az olduğu düşünülebilir. İnsan 900 YTL ile küçük bir tavuk haremi de kurabilir. Ama bunun şakaya gelebilecek bir tarafı yoktur. Benim aklıma gelen tek güzel örnek -bu rezillik karşısında- Woody Allen'in Everything You Always Wanted to Know About Sex * But Were Afraid to Ask filmidir. Burada yukarıdaki sahnede görüldüğü üzere, hayatının gidişatını aşık olduğu bir koyun için bozan Gene Wilder, en azından önce koyuna aşkını anlatır uzun uzun.
beterin beteri var

Fotoğrafçı Greame Mitchell'in blogunda rastladığım bir hadisedir. İngiltere, Londra polisi yukarıdaki ilanı yayınlanmış ve piyasaya vermiş. Terör ile mücadele için ilginç bir yöntem, zira herkes resim çekiyor ve neden fotoğraf karesine bir "terörist" sıkışmış olmasın?
Neden anlasın neden?!
Zırt pırt YouTube kapatan bir ülke olarak internet tarihine geçmemize ramak kalmışken, bir açıklama da Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer'den geldi.
"YouTube Türkiye'nin hassasiyetlerini anlamamakta ısrarlı" diyen kurum başkanı herhalde şaka yapıyor olmalı. Zira, YouTube denen şey YÖK'e ya da herhangi bir bakanlığa bağlı olmadığı için ve görev/yetki tanımı da 1982 Anayasası'nda belirlenmediği için başına buyruk davranmakta pek özgür, dünyanın geri kalanı gibi.
"YouTube temsilcileriyle defalarca konuşuldu. Türkiye'nin hassasiyetlerini anlamamakta ısrar ediyorlar. Siz de tersini yapın diyorlar. Bu olmaz" demiş Acarer. Güzel söylemiş. Olmaz öyle şey. Youtube'a konan herşey gerçek olduğu gibi, kesin doğrudur.
Geçen yıllarda Time dergisi, aşırı gerzek bir kararla YouTube'u seçmişti "Yılın Şahsiyeti" olarak. Aklına gelenin, aklına gelen videoyu koyduğu bir platformu, mecrayı kapatmak isterken, resmî ideoloji ve türlü siyasi korkuları öne sürmek, nasıl bir ruh halidir anlamak mümkün değil!
