Kitap okuma oranlarımız konusunda çok içacıcı olmayan veriler geldikçe, ülkede, bürokrasi kendince bir eylemler, kampanyalar furyasını gözümüze sokuyor. Bunlardan son zamanlarda olan, valilerin, kaymakamların, il milli eğitim müdürlerinin ortaya attığı ve bana göre safî PR çalışması olan "kitap okuma günler, saatleri, dakikaları" ya da "en çok kitap okuyana ödül" türünden saçma sapan kampanyalar. Bunlar her ne kadar iyi niyetli görünse de, bana hep oradaki mülkî erkanın "aman şunu yapalım da, bizim vali biraz görünsün TV'de" türü bir fiştekleme sonucunda ortaya attığı kafadan bacaklı fikirlermiş gibi geliyor bana. Örneğin şuradaki habere göre "20 dakika kitap okuma kampanyası" diye birşey başlamış. Örneğin 'Elazığ Okuyor' kampanyası dahilinde Vali 2 bin kitap okuyan Ahmet Reşat İspir'i evinde ziyaret etmiş. Tekrar aynı Vali, Elazığ'da İlköğretim Okulu Üçüncü Sınıf Öğrencisine de plaket vermiş.
Posted in
editor tarafından Pzt, 12/10/2007 - 19:20 tarihinde gönderildi.
elif | Salı, 04/15/2008 - 14:39
MEB, ilköğretim okullarındaki teknoloji sınıfları ile ilgili istatistiki bilgileri de içeren 'Stratejik Plan Durum Analiz Raporu' hazırlamış. Raporda, ilköğretim okullarının yetersiz teknik donanıma sahip oldukları belirtilirken, öğrenci sayısı ile bilgisayar sayısı karşılaştırıldığında, 40 öğrenciye bir bilgisayar düştüğü ifade edilmiş.
İçlerinde bilgisayar olmasa da, bilgi teknolojileri sınıflarımız var neyse ki. Ve bu rakamlar gösteriyor ki, "teknolojiden sorumlu müdür yardımcıları”na epey iş düşecek. Acilen atamak lazım!..
- üst
- cevapla
»Yeni yorum gönder