Mayıs 1972..
Elleri terli, ateşi yüksek Selim Işık kimdir aslında?
Bütün özellikleri kitapta anlatıldığı gibi olmasa da gerçekten intihar eden bir kişi olarak, Selim Işık yakın arkadaşlarımdandı. Ölümü beni etkiledi.
Ben, özür dilerim, romanınızı[Tutunamayanlar] biraz "insansız" buldum. Bu konuda ne dersiniz?
Romanda bütünüyle insana yönelmek istemiştim. Onu sizin belirttiğiniz gibi sadece akıl bağlamından değil, duygularıyla ve aldığı bütün etki vermek istemiştim.
Sanıyorum, bende "insansız" bir izlenim uyandırışının nedeni, romanın hızlı, akıcı bir biçimle durmadan değişen planlarla yazılmış olmasıdır.
Duygulara bir saldırı yok değildir romanda ama bu gerçek, insanca duygulara saldırıdan çok, küçük burjuva duygulanımlarına saldırıdır. Acaba bu mu romanı "insansız" gibi gösteren?
Hayır, dediğim gibi, planların hızlı hızlı arka arkaya gelişi, bir duygunun hemen arkasından iğneleyici bir sözün gelişi..
Yeni Dergi, 92, Mayıs 1972, s. 254-256
(Mehmet Seyda'nın Oğuz Atay'la yaptığı söyleşiden)
Cumhuriyet Gzt. Pazar ekinden alıntılanmıştır.
söyleşinin şöyle bir sonu var;
O.A. - Tehlikeli Oyunlar adlı bitmiş bir romanım var. 450 kitap sayfası olur. Ayrica bitmiş bir uzun hikâye de planladım. Tutunamayanlar'ı anlatmışsınız ama genel olarak olumlu ya da olumsuz kanılarınızı belirtmemişsiniz gibi geldi bana. Düşünceniz nedir, anlamak yararlı olacaktır.
M.S. - Romanı genellikle sevdim ve beğendim. Değişik bir biçim ve değişik bir öz. Bununla birlikte, yukarıdaki konuşmalarımızda da belirtmeye çalıştığım gibi, takıldığım yerleri de oldu. Selim Işık'ın "oyun"u çok sevmesi kadar, sizin de sevdiğiniz sonucuna vardım.
Aslında bu son kısım, "Ben buradayım ey okur, sen neredesin"i açıklamaya yetiyor.
Posted by har | Paz, 12/16/2007 - 21:25 | üst | cevapla