haber

editor kullanıcısının resmi

Newton'un hayaleti

Radikal'in haberine göre "Bir vatandaş, MEB’e gönderdiği noter onaylı fizik formülünü kanıtlayana 10 bin YTL ödül vereceğini taahhüt etti."

Mehmet Bayraktar isimli vatandaş olayı şöyle açıkladı: "yazısında ayrıca özellikle fizik kitabı yazarlarından ve Fen Fakültesi fizik öğretim üyelerinden ilgili formülün kanıtlanmasının istenmesi gerektiğini söyledi."

Fizik öğretmenlerinin bunu bilimsel olarak kanıtlayacağından benim de şüphem var. Yaparlar, formul nihayetinde. Ama vatandaşın halkı olduğu konu, bu hap bilgilerin "aslında ne" olduğunu anlatabilecek çok az kişi var ülkede.

editor kullanıcısının resmi

Şirinler Beyaz Perde'de

Şirinler'i hatırlamayan yoktur ve hatta bunu sormak bile saçmadır. Siyah Beyaz televizyondan, renkliye geçerken hepimizin başına bela oldular ve Anayasa Mahkemeleri ve para sistemleri olmadığı için de hayallerimizin için ettiler. Komunistlerdi ve bundan şikayet de etmediler.

Reuters'in haberine göre Şirinler, uzun metrajli bir film olarak çekilecekmiş.

editor kullanıcısının resmi

Yargı da "Kafam girsin" dedi.

TürkTelekom, istatistiklere göre bize dünyadaki en pahalı telekomünikasyon hizmetlerinden birini veriyor.

Okuma bayramı hatıraları, anlat anlat bitmez

Sabah'ın haberi, Milli Eğitim'e bağlı küçük baş eğitim kurumlarında minik öğrencilere "okuma bayramı" adı altında bir nevi tatbikat yapıldığını belgeliyor.

Öğrencilere okuma yazma belgelerini veren Kaymakam Tandoğan, "Bu mutluluğu paylaşmak için, güzel programı hazırlayan öğrenci ve öğretmenleri tebrik ediyorum'' dedi.

Bu, herhalde bütün ana-babaların, çocukları için öngördükleri "geleceği" de güvence altına alan muhteşem bir tören olmuştur. Sonra "Ergenekon" filan diye yaygarayı basarsınız. Peh!

İmam nikahı da kıydı mı?

Habere göre "17 yaşındaki gencin, köy imamının yatak odasında çaldığı tavuğa tecavüz ederek öldürdüğü iddia ediliyor." dendi. Daha sonra da "Tavuğa tecavüze 900 YTL" haberi geldi.

900 YTL cezanın az olduğu düşünülebilir. İnsan 900 YTL ile küçük bir tavuk haremi de kurabilir. Ama bunun şakaya gelebilecek bir tarafı yoktur. Benim aklıma gelen tek güzel örnek -bu rezillik karşısında- Woody Allen'in Everything You Always Wanted to Know About Sex * But Were Afraid to Ask filmidir. Burada yukarıdaki sahnede görüldüğü üzere, hayatının gidişatını aşık olduğu bir koyun için bozan Gene Wilder, en azından önce koyuna aşkını anlatır uzun uzun.

Sen neymişsin Paris?!..

Günlerdir medyayı fazla fazla meşgul eden Paris Hilton, Türkiye’den ayrılmış. Türkiye’de bulunduğu süre zarfında yaptıkları ve yapmadıkları ile olay olan Paris Hilton’un, ülkemizde kalışı esnasında yaşananlar, CNN’de yayımlanan “Anderson Cooper ile 360 derece” programına konu olmuş.

Programda “Şaşırmış olmalılar” adı verilen bölümde, Emniyet’in Paris Hilton’u görüntülemek isteyen basın mensuplarını, yasadışı göstericilere karşı uygulanan metotlarla uzak tutmaya çalıştığı belirtilirken; Cooper, “Tabii bu büyük ilginin ardında Hilton’un Nobel Kimya Ödülü alması yatmıyor. Ünlü olmak haricinde hiçbir ünü bulunmayan Hilton’un Türkiye’de böyle ilgiyle karşılanması çok ilginç” demiş.

Gerçekten de çok ama çok şaşırmış olmalıyız. O kadar ki, yorum yapamıyorum..

beterin beteri var

Fotoğrafçı Greame Mitchell'in blogunda rastladığım bir hadisedir. İngiltere, Londra polisi yukarıdaki ilanı yayınlanmış ve piyasaya vermiş. Terör ile mücadele için ilginç bir yöntem, zira herkes resim çekiyor ve neden fotoğraf karesine bir "terörist" sıkışmış olmasın?

editor kullanıcısının resmi

'Fantastik forvet' kendini internette sattı!

Star'ın haberine göre;

Amatör kümede oynayan, ancak bir 3. Lig takımında oynamak arzusuyla kendini GittiGidiyor’da açık artırmaya çıkaran genç futbolcu Engin Kodan beklediği mutlu sona kavuştu. 4 kulübün talip olarak katıldığı açık artırmada oyuncu, 6.100 YTL’ye alıcı buldu.

Yöntemin kesinlikle akıllıca olduğunu düşünmekle birlikte, "En büyük özelliğim süratli olmam ve gol vuruşlarındaki başarım" şeklinde bir tanıtım metninin pek de işe yaramayacak gibi gözükmesi. 6.100 YTL verdikten sonra "ne kadar sürat ve gol vuruşlarındaki yüzde kaç başarı" diye sormak da gerekiyor herhalde. Neyse, hayrını görünüz. Umarım kendisini "kelepir" olarak görmeyiz, birinci sezonun sonunda.

Siyasetçilerimiz için de aynı yöntemi salık veriyorum. Öyle ya "hasip ile nasipin hikayesi" değil miydi bu siyaset olayı bizim memlekette!